
Maliye politikaları bir ülkedeki genel ekonomik durumu şekillendiren etkilere sahiptir ancak tek başına kesin bir etkisinin olması beklenemez. Ancak yine de ekonominin iyi olduğu dönemlerde maliye bakanlarının adı hatırlanmazken enflasyonun yükseldiği, ülkelerin krize girdiği dönemlerde maliye bakanları ve diğer ekonomi yönetimi genelde kötü adam haline gelirler.
Günümüzde ise tekrar geldiği maliye bakanlığı koltuğundaki Mehmet ŞİMŞEK uyguladığı maliye politikaları ve hazırlanan vergi paketleri ile dönemin süper starı konumunda. Ülkemizde vergilenmeyen çok az alan kaldığı için yeni vergilerin zihni sinir projeleri gibi adeta sıfırdan icat edilmesi halk arasında hem tepki topluyor hem de mizah konusu oluyor. Ekşi sözlükte açılan “mehmet şimşek’e alternatif vergi önerisi bırak” başlığında binlerce ironik-tarajikomik denebilecek öneri bırakılmış durumda. Bazı önerileri okurken güldürse de ülkemizde kriz dönemlerinde gelen ek vergilerin refah dönemlerinde kaldırıldığı hiç görülmediğinden aynı zamanda ürkütüyor. Tüm bunlarda sayın bakanın popülaritesini arttırdıkça arttırıyor.
Tüm bu çalkantılarla birlikte 2024 yılı içinde
- Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi,
- KDV iade süreçlerinde vergi incelemesi zorunluluğu genişletilmesi,
- Dijital hizmet sağlayıcılarına yönelik yeni bildirim yükümlülükleri,
- Sahte belge düzenleyen şirketlere yönelik yeni yaptırımlar,
- Gelir vergisinde elektronik ticaret faaliyetleri ve diğer bazı gelirler için tevkifat (stopaj) uygulaması
- Enflasyon muhasebesinin uygulanması,
… gibi bir sürü son paketler geldi ve en son pakette olduğu gibi bolca tartışma konusu oldu. Hele enflasyon muhasebesi konusu hepinizin bildiği gibi tam bir bomba!
Gündemdeki son pakette ise artık maliye politikalarından ziyade bölgesel olarak içinde bulunduğumuz savaş gündeminin etkileri görülüyor. Yapılan taslak çalışmada tapu tescili, araç alım satımı işlemlerinden ve belirli bir limitin üstündeki kredi kartlarından “savunma sanayisini destekleme payı” alınması gündeme alınmış durumda. Savunma sanayisi gibi önemli bir konunun bu şekilde tartışmaya açılması sonucunda siyasilerin açıklamaları ile olay daha farklı boyutlara ulaştı ve herkesin kozunu paylaştığı siyasi tartışmalar sosyal medya üzerinden devam ediyor. Tabi bu ismen bir vergi değil ancak zaruri bir kamusal kesinti olarak vergisel bir etkisi olacaktır. Bunun yanında aynı paket içeriğinde bazı motorlu taşıtlara ve lüks tüketim ürünlerine de ek vergiler getiriliyor. Bu paketle savunma sanayisi için yıllık 80 milyar lira kadar ek kaynak oluşturulması planlanıyor. Yasalaşıp yasalaşmayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Peki sorulması gereken soru nedir? Bence soru şu “son paket gerçekten de son olacak mı?”
İşte burada bir nihayet olup olmadığı harcamaların radikal bir şekilde sınırlandırılma cesaretinin artık gösterilip gösterilmeyeceğiyle doğrudan ilişkili. Çünkü kriz dönemlerinden çıkmak için acı reçetenin gerçekten acı bir şekilde uygulanması gerekiyor. Hem ayranım dökülmesin hem kötü şeyler olmasın derseniz bu dönemler uzar gider. Tüm bunların yanında uygulanan ekonomi politikasındaki faiz ve kur politikası, para arzı, dış ticaret politikası gibi diğer argümanların da etkileri olacaktır ancak bu site mali mevzuların daha çok önemsendiği bir yer. O mevzular başka sohbetlerin konusu.